"Küçük mekânda açık renk kullanın" tavsiyesi her zaman doğru değil. Belirleyici olan renk değil, kontrast ve ışık.
Küçük mekânlar için en sık verilen tavsiye açık renk kullanmak. Bu kısmen doğru, ama eksik: mekânı geniş gösteren şey rengin açıklığından çok kontrastın azlığı.
Duvar ile mobilya arasındaki renk farkı büyükse, göz her mobilyayı ayrı bir kütle olarak algılıyor ve mekân parçalı görünüyor. Aynı mobilya duvarla yakın tonda olduğunda ise sınır belirsizleşiyor, mekân bütün algılanıyor. Bu yüzden beyaz duvarlı bir odada beyaz gardırop, koyu gri duvarlı bir odada koyu gri gardırop ikisi de mekânı büyük gösteriyor.
Koyu renkler küçük mekânda kullanılabilir; koşulu yeterli ışık ve tutarlılık. Koyu bir mutfak, tezgah altı aydınlatma ve açık renk tezgahla dengelendiğinde dar bir alanda bile sıkıcı olmuyor. Burada dikkat edilecek şey mat yüzey tercih etmek: parlak koyu yüzeyler her parmak izini ve tozu gösteriyor.
Dikey çizgi ve tavana kadar uzanan dolaplar, tavan yüksekliğini artırıyor gibi algılanıyor. Dolabın tavanla arasında 40 santimlik bir boşluk bırakmak hem toz toplayan ölü bir alan yaratıyor hem odayı alçak gösteriyor.
Kulp seçimi de renk kadar etkili. Gizli kulplu veya ince profilli kapaklar yüzeyi kesintisiz gösteriyor; iri kulplar mobilyayı öne çıkarıyor.
Ayna ve cam kullanımı doğal ışığı yansıtarak derinlik hissi veriyor. Ancak her duvarı aynayla kaplamak yerine tek bir noktada, pencere karşısında kullanmak daha etkili sonuç veriyor.
Son olarak: renk kararını gündüz ve akşam ışığında ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Aynı kapak örneği, gün ışığında ve akşam lambası altında farklı görünüyor. Numuneleri mekânda bırakıp iki koşulda da bakmanızı öneriyoruz.